Bugün: 23.10.2014 Son Güncelleme: 03.02.2012 16:57
 


Diger Bölümler :

 

Lüzumlu Bilgiler :

 

Bugünkü
Gazetede Ara:



YENİ AÇILAN TESİSLER

SİDE PRENSES RESORT HOTEL & SPA


Detay İçin Tıklayınız.

 

 

 

 

 

 


Yazara Mesaj
Yazıyı Gönder

GENEL MÜDÜRLER NE KADAR YETKİLİ?

 

Bir kişinin kartvizitinde "genel müdür" ibaresi yazması azımsanmayacak bir etikettir. Mesleğe yeni atılan gençlerin, sektörde emek veren departman müdürlerinin hatta turizm okullarında eğitim alan öğrencilerin daha okul sıralarından itibaren hayalleridir genel müdür olabilmek.

Durum böyleyken, "Genel müdürlerin yetkilerini sorgulamak bizim haddimize mi düşmüş?" sorusunu da kendime sormadım değil.

Ancak ülke genelinde diğer sektörleri bilemem ama Antalya’da otel işletmelerinde genel müdürlerin yetkilerinin işletmelerin kalitesine etkilerinin sorgulanmasında fayda olduğuna inanıyorum.

Sözün başında kartvizitinde genel müdür yazan tesisini uluslararası normlara göre yöneten işveren ve işgörenler tarafından takdir edilen genel müdürleri biz sivil tolum kuruluşları olarak daima takdir ettiğimizi ifade etmek isterim.

Bir tesisin en tepesindeki genel müdürün görev tanımlarına bakıldığında büyük bir gemiyi okyanusta tek başına yüzdürebileceği anlaşılmaktadır. Bu önemli göreve gelebilmek için eğitimli, lisan bilen, deneyimli olmak kriterlerinin yanında liderlik ve yönetim organizasyon becerileri de olması gereken vasıflar olarak ortaya çıkmaktadır.

Yapılan işe bakıldığında genel müdürlerin, Antalya genelinde ortalama 1.000 misafirin beklentilerini en iyi şekilde karşılayabilmek ve 300 personelin huzurlu bir çalışma ortamını sağlamak gibi son derece önemli bir fonksiyonu olduğu bilinmektedir.

Genel müdürlerin tüm departman işlerine yüzde yüz hakim olmaları beklenmez ama departmanlar arası iyi bir orkestra şefi olması beklenir. Zira orkestra şefleri nin en ufak bir hataları, yanlış bir mimikleri devasa orkestralara inanılmaz hatlar yaptırır. Ortaya çıkan ses gürültüsü ve ahenk bozukluğu, izleyicilere aman konser bitsin kaçalım duygusu verir. Konuyu otel işletmesi acısından değerlendirdiğimizde misafirlerin tekrar gelmek istemeyeceği, çalışanlarında aman bu sezonu bitirelim seneye başka yere gideriz duygusu verir.

Benim görüşümün aksini düşünen genel müdürlere iki mini çalışma öneririm: Birincisi geri gelen misafir oranınız ne kadar? İkincisi personel devir hızınız ne kadar?

İyi hoş bazı genel müdürleri dinleyince her yeri pembe görmeye başlıyorum. Yok efendim bizde eski misafir oranı %80, misafir memnuniyeti %99,hatta %100.Personel konusunda zaten hiç sorun yok bizde emekli olmuş çok kişi var.Evet bazı tesislerde bahçe,teknik servis ve muhasebeden emekli personelin çalıştığını görebiliyoruz. Burada kriter operasyon departmanlarındaki personel ve yöneticiler emekli olabiliyorsa ne mutlu.

Genel müdürlerin yetkileri ile ilgili sorunlara baktığımızda en çok karşımıza çıkan temel konular:
-Otelin genel işleyiş konseptine tek başlarına karar verememek,
-Personel kadrolarında nihai söz sahibi olmamak,
-Finansal konularda yetki kullanamamak,
-Departman müdürü seçimlerini bağımsız yapamamak,
-Satın alma işleyişi ve firma seçimlerinde yetkisizlik,
-Yeni yatırım ve restorasyon konularında danışılmamak,
-Eğitim ihtiyaçlarında bağımsız olamamak,

Yukarıda saydığımız genel konuların işvereni onayına ihtiyaç duyulduğu ülke genel yapısında ekonomiye dayanan konularda bağımsız olunamayacağı serzenişlerine bir nebzede olsa katılıyorum. Ancak genel müdür olmak bu konularda onay alınması gerekse de geminin  kaptanı tek olmak durumundadır.

Önemli konuların dışında şu mini mini konularda karar üretemeyen genel müdürlere ne diyebiliriz?
-Satış departmanına hiç sözü geçmeyenler,
-Özel bir fiat veremeyenler,
-En alt kademe bir personeli almak için merkez veya işveren onayı bekleyenler,
-Hiçbir personeli çıkartma yetkisi olmayanlar,
-Çalışanlara herhangi bir ödül veya ceza veremeyenler,
-Herhangi bir eğitim kurumuna veya hayır kurumuna en küçük bir yardım yapamayanlar,
-Personelini herhangi bir seminer veya mesleki yarışmaya gönderemeyenler.

Bu olumsuz örnekler o kadar çok ki komik olmasın diye yazmak istemiyorum. Örneğin lobideki bir koltuğun yönünü değiştiremeyen genel müdüre ne diyebiliriz? Durum böyleyken bu kadar yetkisiz çalışan genel müdürlerin ne yaptıklarını tüm günlerini nasıl geçirdiklerini  merak ediyorum.

İşverenin tutumu nasıl olursa olsun çalışılan süreç içerisinde güven kazanılmalı ve tüm yetki kullanımının amacının işletmenin menfaati için olduğuna işveren inandırılmalıdır.

Tesislerde ortaya çıkacak iş kalitesinde genel müdürlerin etkisi çok tartışılamaz. Aman ay dolsun maaş işlesin, genel müdürlüğüm perçinlensin, patronun zamanla iyi adamı olurum duyguları  hem işletmeye zarar veriyor hem de çalışanların ufuklarını karartıyor.

Tüm bu yetkisizliklere rağmen bu yönetici(?)lerin işveren tesiste yok iken estirdikleri terör havası da işin başkaca çirkin boyutudur. Kendilerine tesisteki dedikoduları getiren, etrafında sayın müdürüm diye dolaşanlarla her fırsatta hahara kikiri ile yöneticilik yapılamaz.

Bizim bu eleştirileri yapmamızın amacı; sorunları dile getirmek, bu yöntemlerin işletmelerin karlılığı ve çalışanların verimliliği için doğru olmadığını paylaşmaktır. Tesislerini uluslar arası normlara göre yöneten işletmeler aldıkları kalite belgeleri ve ödüllerle bu çalışmalarını taçlandırmaktadırlar.

Misafir memnuniyeti tam, personelin çalışma barışı sağlanmış tesisleri yürekten kutluyor ve alkışlıyoruz.
Diğerlerine de günü kurtarmaktan vaz geçerek, geleceği şekillendirenleri takip etmelerini öneriyoruz.


Önceki Yazıları :
ERZURUM KIŞ OLİMPİYATLARI VE İLERİSİ / 07.02.2011
GASTRONOMİ UYGULAMALARINDA DÜNYANIN NERESİNDEYİZ? / 02.01.2010
KONAKLAMA SEKTÖRÜNDE GENERAL ÇOK / 11.05.2009
YABANCI PERSONELE HEM EVET HEM HAYIR / 03.05.2009
KRİZİ UNUTUP GELECEĞİ ŞEKİLLENDİRMEYE DAVETLİSİNİZ / 12.04.2009
YİYDER’DEN ULUSAL GASTRONOMİ GELİŞİMİNE KATKILAR / 02.03.2009
ESNAFLARIN TURİZME BAKIŞINI DEĞİŞTİREBİLİR MİYİZ? / 08.02.2009
İSPANYA’YI GEZERKEN TÜRKİYE’DE OLMAK / 31.01.2009
ANTALYA’DA YARATICI VE ŞOV BARMENLER YARIŞMALARININ ÖNEMİ / 18.01.2009
HAZIR YEMEK HAZIR TEHLİKE / 13.01.2009
SEKTÖRDE YÖNETİCİLERİN İŞSİZLİK SENDROMU / 18.11.2008
SERVİS SANATI ALTIN TİRBUŞON YARIŞMASI / 19.10.2008
MESLEKİ BECERİLER OLİMPİYATINDAN İZLENİMLER VE ALDIĞIMIZ DERSLER / 25.09.2008
TURİZMCİYİ DÖVİZ KURU FENA VURDU / 09.09.2008
SAHTE İÇKİLER TALEP OLDUĞU İÇİN ÜRETİLİYOR / 01.09.2008
SÖZDE CEVRECİYİZ / 25.08.2008
ANİMASYON NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ? / 28.07.2008
TURİZM SEKTÖR PERSONELİNDE KREDİ KARTI SORUNU BÜYÜYOR / 11.06.2008
MUTFAKLARDA BÜYÜK MUTLULUK: SİGARASIZ GÜNLER! / 21.05.2008
MİSAFİR HİZMETLERİ VEYA EZİYETLERİ / 12.05.2008
SEZON ÖNCESİ ZOR KARAR: TEDARİKÇİ SEÇİMİ / 28.04.2008
YILDIZLARIN İÇİNİ DOLDURABİLMEK İÇİN GASTRONOMİ YÖNETİMİ! / 16.04.2008
GASTRONOMİ KONULARININ ULUSAL BOYUTDA İRDELENMESİ / 23.03.2008
KONAKLAMA TESİLERİNDE SATINALMANIN ÖNEMİ / 03.03.2008
TURİZMDE ESNAFLARIN SOSYAL SORUMLULUĞU / 11.02.2008
GASTRONOMİ VE TURİZM / 04.02.2008
TURİZMDE SEVİLEN İŞVERENLER AZ, SEVİLMEYENLER ÇOĞUNLUKTA / 14.01.2008
TURİZM VE KENT YAŞAMI / 26.11.2007
KAPODOKYA SEYEHATI, BUTİK OTELLER VE HİZMETİN İNCELİĞİ / 12.11.2007
SEKTÖRDE KIŞ KABUSU: İŞSİZ ORDUSU / 29.10.2007
TURİZM MESLEK DERNEKLERİ-FUARLAR VE MESLEKİ YARIŞMALAR / 22.10.2007
DEPARTMAN YÖNETİCİLERİ 15 SAAT ÇALIŞSA VERİMLİLİK ARTAR MI? / 15.10.2007
MALİYETLER KÖRDÜĞÜM / 08.10.2007
PLASTİK DÜNYASI VE GASTRONOMİ / 01.10.2007
HER SEZON SONU SENDROMU:STAJERLER GİDİYOR! / 24.09.2007
MUTFAKLARIMIZIN OLMADAN ASLA / 10.09.2007
RUSYADA TURİZM POTANSİYELİ VE ANTALYA MERAKI / 02.09.2007
GARSONLAR VE MİSAFİRLERİMİZ / 13.08.2007
GÜZEL HABERLERİN GÖLGESİNDE KALAN İSTENMEYEN HABERLER / 30.07.2007
İNSAN KAYNAKLARI DEVİR ORANINIZ NE KADAR? / 23.07.2007
YILDIZLARIMIZ VE YİYECEK İÇECEK HİZMETLERİMİZ / 15.07.2007
ÜLKEMİZDE BARMEN PROFİLİ / 09.07.2007
YİYECEK İÇECEK MÜDÜRÜ OLMAMALI MI? / 02.07.2007
ÜCRETLER NEDEN VAKTİNDE ÖDENMEZ? / 25.06.2007
KONAKLAMA SEKTÖRÜNDE BULAŞIKHANE DEPARTMANI / 18.06.2007