Bugün: 01.09.2014 Son Güncelleme: 03.02.2012 16:57
 


Diger Bölümler :

 

Lüzumlu Bilgiler :

 

Bugünkü
Gazetede Ara:



YENİ AÇILAN TESİSLER

SİDE PRENSES RESORT HOTEL & SPA


Detay İçin Tıklayınız.

 

 

 

 

 

 


Yazara Mesaj
Yazıyı Gönder

Tanımı ve İşlevi ile Seyahat Acentası Kimdir Ne Yapar...

 

Bugün Wing Travel yarın başkası, hatta öbürgün bir başkası daha...
Yıllardır Türk turizminin kanayan yarası yurtiçi  pazara hizmet sunan aracı kurumlardan birinin ansızın ortadan kaybolması. İsimleri hiç önemli değil, çünki yarın yenileri olacak ve biz hep aynı şarkıyı söylemeye devam edeceğiz. Peki o zaman biz nerede yanlış yapmaktayız veya hangi yanlışı inatla sürdürmekdeyiz.
Yanlışı en baştan ele almak gerekir. Türk turizmindeki aracı kurumları 1618 sayılı kanun hukuki çerçeveye alır ve adı “Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu”dur. Daha ilk yanlış “Acente”kelimesinin yazılımıyla başlar. Zira Türkçe yazlım kılavuzu  kelimeyi “Acenta” değil “Acente” olarak belirtir. Neyse bu önemli değil diyelim.Kanun başka bir kavramsal hata ile turu hazırlayan ve sorumluluğu yüklenenle, satanı aynı kefeye koyar ve ayrım yapmaksızın aynı örgütlenme modeli içinde tutar.
Seyahat acentesi kavramı dilimizde çok geniş bir fonksiyonu içermekde ise de “acente” kelimesi sözlük olarak ticari vekalet anlamına gelmektedir.
Fonksiyonel olarak da seyahat acentesi kavramı  (Travel Agency – Reiseagentur – Agence de Voyage) turizm litaratüründe tur operatörlerinin yarattığı ürünleri tuketici pazarlarının içlerine kadar yerleşerek parekende yolu ile tüketicilere ulaştıran ufak çapta , riskden yoksun, hukuki sorumluluk yüklenmeyen ve belirli bir komiyon veya tesbit edilmiş kar karşılığı çalışan işletmelerin hatta daha doğru bir yaklaşımla büro-dükkanları kapsamaktadır.
TTK’nun 116. Maddesinin acenta tanımından hareket eden hukukcular bir acentenin varlığından söz edebilmek için genel olarak şu unsurların bulunması gerektiğinde fikir birliğine varmışlardır
• Acentecilik ilişkisi bir sözleşmeye dayanır.
• Acente bağımsız bir tacirdir.
• Acente belirli bir iş hayatında sürekli olarak çalışmayı ve bu türlü işleri yerine getirmeyimrslek edinmiş olmalıdır.
• Acente belirli bir yer ve bölgede faaliyet gösterir.
• Acente mutlaka ticari bir işletmeyi temsil etmek durumundadır.
Dünyada  ağırlıkla turistik pazar özelliğine sahip ülkelerde yoğunlaşmış olarak 3500-4000 tur operatörü sayısına karşın 80000 i aşan bir seviyede parekendeci seyahat acentesi (Retail Travel Agents) tahmin edilmektedir.
Toptancı tur opratörleri kendilerine ticaret vekaleti verdikleri tüm parekendeci acentelere satışı arttırıcı kolaylık ve desteği sağlarlar. Bol özendirici malzeme, açılayıcı broşür,poster,cd gibi basılı malzeme, tüketici fuarlarına katılım ve açık hava reklamları ile talep yaratırlar.
Dünyadaki onemli turistik pazar potansiyeline sahip ülkelerin parekendeci seyahat acentelerinin yerine getirdikleri reel satış tüm internet imkanlarına rağmen  hala beşde dördü oluşturmaktadır.
Maalesef ülkemiz genelinde yurt içi ve yurt dışı turlara olan talep nüfusa oranlı olarak ağırlıklı bir pazar oluşturamadığından acentecilik fonksiyonuda gelişememekde ve sapla saman birbirine karışmaktadır.
Bunda sadece örgütlenme modelinin ve hukuksal çerçevenin rolü yoktur Yapılanmadaki yükümlülük eşitliğinden dolayı kimse başka birinin turunu satmak amacıyla bu işe soyunmamakdadır. Herkezin rüyasında kendi  turunu kendi yapıp kendi satmak veya kendi turistini yurtdışından getirmek hayalleri süslemektedir.
Oysa ilgili kanun mecburi asgari personel istihdamını öngörmekde ve fiziksel alan olarak da belirli kısıtlamalar ve zorlamalar getirmektedir. Bütün bunları üst üste koyduğunuz zaman böyle bir işletmenin o personelleri fiilen çalıştırmasanız bile kağıt üzerindeki kaydı,sosyal sigortası, gelir vergisi kesintisi olarak belirli bir yekün tutmakda; buna birde aydınlatma , ısıtma, telefon ve diğer giderler eklenince her ay nakit yutan ama stokunda somut bir şey görünmeyen ticarethanelere dönüşmekdedir. Turizmde ürün pazarlamanın o kadar kolay ve ucuz olmadığı müteşebis tarafından belirli bir zarardan sonra anlaşılmakda ve bu olaya çözümler aranmaktadır.
En kolay ve basit çözüm başkasının turunu belirli bir komisyon karşılığında satmak olarak görülmekde yani reel olarak parekendeci seyahat acenteliğine soyunulmakta . Bir tur operatörünün kapısına gidilerek acentecilik talep edilmektedir.
Burada tur operatörlerinin yaklaşımı çok önemlidir ve bence bu yaklaşım yanlışlar zincirinin başlangıç halkasını oluşturmaktadır.
• Tur operatörleri acentecilik vermek için prestjli yerler ve muhitler talep etmekdedirler ,ama bunların konumları hakkında pek israrcı değillerdir Yani ana cadde üzerinde bir dördüncü kat başka bir yerdeki ara cadde veya sokak üzerinde düzayak  bir acenteye tercih edilebilmektedir. Konumuzun tekrar en başına dönersek; acenteler pazarın içlerine kadar yerleşen ticarethaneler olmalıdır. Pazarın içine kadar yerleşmek o bölgeyi ve o bölgenin insanlarını istatistiksel olarak değil, bire bir ve kişisel ilişkilerle tanımak demektir.Bu hedefin her türlü demografik yapısının bilinmesi ve güncel olarak istihbarat edilmesi demektir. Çok önemlidir. Büyük markette aradığınız mal varsa alırsınız; yoksa sizin satın alma talebinizi kimse yönlendirmez veya ikame mal sunmaz.  Oysa mahalle bakkalı sizin peynir talebinizi “Abi veya Abla: Peynir sana layıkdeğil “ deyip olumsuz cevaplarken  “Ama Gemlikden gelen zeytinden sana ayırdım “diyerek hem tüketicisini  farklılaştırmakta ve ona sosyal statüko kazandırmak gibi bir pazarlama fonksiyonunu yerine getirirken,. peynir ihtiyacını karşılayamamasına ragmen talebin yönünü değiştirerek zeytin satın alma kararının verilmesine etkin katkıda bulunmaktadır. Eğer parekendecileri bu anlamda değerlendirmez iseniz;
• İletişim kurmak için çok pahalı ve hedefi belirsiz olan iletişim yollarını seçmek mecburiyetindesiniz. Bu da maalesef hedefini net olarak belirleyemediğiniz yazılı ve görsel basın yoludur. Ülkemizde turistik üründen bilgilenme için günlük gazete ilanları seçilmekdedir. Etkinlik süreleri bir agustos böceğinden daha kısa olan günlük gazete ilanları ile bilgi aktarımına tüketici öyle şartlandırılmışdırki; başlangıçda haftanın belili günlerinde olan ilanlar neredeyse hergün yayınlanır olmuştur. Dünyada turistik talebin çok yoğun olduğu ülkelerde dahi böyle bir pahalı iletişim alışkanlığı yoktur. Üstelik bu iletişim türü özendirmekden uzak sadece ilan vasıflarına sahiptir.
Bir tur operatörünün bir yıl içindeki tanıtım ve görsel iletişim masrafları ,aynı zaman dilimi içinde hedeflenen müşteri sayısına bölünerek kişi başı iletişim maliyeti bulunur ve bu şartlar ne olursa olsun ortalama tur satış fiyatının % 5 nu geçmemelidir. Gerçekde ise durum böylemidir? Günlük gazetelerin ki sadece birkaç tanesi bu işlevi yerine getirmektedir; sütun santim ücretleri yabancı para biriminden nedir? Bu bedellerden  %50  hatta daha fazla indirim yapılsa bile bir tam sayfanın fiyatı nedir? Bu ilan fiyatları ile anlamsız bir rekabet yapmanın faydası kimedir.?
Zararı hepimizedir. Zira bir tur operatörünün aniden ortadan kaybolması ile o operatörün sahip olduğu pazar payı, yani müşterileri diğer rakiplerine dağılmamaktadır. Bu insanlar sektöre küskünlük göstererek  tümüyle pazardan çekilmekde ,hatta bu olumsuz tecrübelerinden dolayı çevrelerini de etkileyerek onlarında katılımını engellemektedirler.
• Turistik pakete girdi sağlayan konaklama işletmecilerinin yaklaşımı ise daha bir tuhaftır. Her ne hikmetse onlarda tur operatörünün devre dışı kalması ile açığa çıkan potansiyelin direk olarak kendilerine döneceğini varsaymaktadirlar. Oysa tur operatörlerinin sağladığı en önemli kolaylık sadece ödeme kolaylığı değil; ürünü bir paket olarak sunarak sabit fiyat garantisi ve geri döndürme garantisi gibi bir bütün faaliyettir. Her ne kadar ilanlar incelendiğinde bunun bir paket olmadığı net olarak anlaşılırsada bu konumuzun dışında olduğundan başka bir makalede değinelim.
• Bir yandan aşırı  iletişim masrafları ve ilan yarışı, diğer yandan konaklama işletmesinden  alınan fiyatla müşterinin direk talebi arasındaki çok küçük fark, buna rağmen vahşi fiyat rekabeti ve denetimsizlik bu günleri hazırlamaktadır.
Seyahat acenteciliği mesleğine önce seyahat acenteciliği yapanlar sahip çıkmalıdırlar.
Tur operatörlerinin ayrı şartlarda ve ayrı ve ağır teminatlarla faaliyet göstermelerini talep etmelidirler .
Gelişmiş pazarlarda görülmeyen tur operatörünün hem acentacılık verip hemde verdiği acentelere karşı kendini rakip olarak aynı malla piyasaya sürmesine karşı çıkmalıdırlar.
Ve en önemlisi ülke halkını turizme heveslendirmelidirler.
Turizm faaliyetinde bulunmak zannedildiği gibi her yerde ve her şekilde pahalı bir tüketim türü değildir. Bu sadece bir alışkanlık işidir. Tatil ve turizm sadece Antalyada 5 yıldızlı otelde herşey dahil kalmak değildir ve bu sektör gelişdiği ülkelerdede baştan itibaren lüks tüketim olarak gelişmemiştir. Ülkemin kıyıları, gölleri, nehirleri, dağları, köyleri , kasabaları, her zevke ve her bütçeye imkan sunabilecek çeşitliliktedir.
Çözüm bugünden yarına değildir. Sokaktaki Türk insanını çevirip “Turizm sizce nedir?” diye sorsak, bize döviz kazanmamızdan, ödemeler dengesinden falan bahsedecektir. Ne zamanki bu soruya sokakdaki insan “Turizm benim için tatil rahatlık yeni yerler görmektir , yeni yerler tanımak” diye cevap verecektir ;işte o zaman bu sorunların çoğu çözülecektir.Bir ülkede üretilen mal ve hizmetler önce o ülkenin halkı için olmalıdır. Talep arzı disipline eder ve yönlendirir.
Son söz olarak;
Prof.Dr.Walter Hunziker’in dediği gibi Seyahat Acenteleri turizm sektörünün en karakteristik işletmeleridir.

 


Önceki Yazıları :
AVRAPA'DAKİ EKONOMİK KRİZ, AVRO'NUN GELECEĞİ VE TURİZM / 27.11.2011
E-TURİZM / 15.11.2011
BU VAHŞETİN ADI, NE BAYRAMDIR, NE İBADET! / 08.11.2011
VAN RESMEN AFET BÖLGESİ Mİ? / 30.10.2011
TERÖR YETMEDİ BİR DE DEPREM... / 24.10.2011
TAKSİ / 17.10.2011
STEVE JOBS ANISINA / 09.10.2011
ÜÇÜNCÜ YAŞ TURİZMİ / 03.10.2011
TURİZM EĞİTİMİ VE STAJYERLİK / 26.09.2011
TURİST REHBERLİĞİ / 19.09.2011
VANDALİZM VE TURİZM / 09.09.2011
RORMULA-1'DEN FORMULAZ'A / 05.09.2011
BAYRAM TATİLİ VE 'TRAFİK CANAVARI' / 29.08.2011
TURİSTİN ÇEVİK OLANI / 22.08.2011
'EVLİYA ÇELEBİ YILI'NDAN HABERİNİZ VAR MI? / 17.08.2011
KENT MEKÂNLARI OLARAK BULVAR CAFELERİ / 08.08.2011
YGS'DE TURİZM KAÇ PUAN? / 01.08.2011
SOSYAL İNSAN, SOSYAL TURİZM / 27.07.2011
YARATANA SIĞINARAK TURİZM / 22.07.2011
REHBERLER TURİZMİN YÜZÜDÜR / 05.07.2011
TURİZMİN YÜZÜ / 18.02.2010
TSUNAMİ GELİRKEN GÜNEŞLENMEK / 09.10.2008
MÜZE FİYATLARI, TURİSTİK HİZMET SATIŞI VE MALİYET MUHASEBESİ / 04.08.2008
1618 SAYILI YASA DEĞİŞİKLİĞİ VE YÖNETMELİĞİN ÖNEMİ / 13.03.2007
1618’deki değişiklikler neler getiriyor / 29.12.2006